mehmet şimşek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mehmet şimşek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2013 Çarşamba

"Dani Rodrik ve Mehmet Şimşek" - Ege Cansen

Dr.Dani Rodrik, 1957 İstanbul doğumlu bir Türk’tür.

1990’dan beri Harvard Üniversitesi’nde iktisat profesörü olarak çalışmaktadır.Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 1967 Batman doğumlu bir Türk’tür. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunudur. İngiltere’nin Exeter Üniversitesi’nden Master derecesi vardır. Yurt dışında uzun yıllar piyasa uzmanı olarak çalışmıştır.İkisi de kendi alanlarında başarılı ve değerli şahsiyettir.

TÜRK EKONOMİSİ YÜZDE KAÇ BÜYÜDÜ
2009 krizinde gerileyen ekonomimiz 2010 yılında sabit fiyatla %8,9 (düzeltilmişi 9,2) büyümüş ve 2008 düzeyine geri gelmişti. Bu sonuçtan gururlanan Başbakan 2011’in Nisan ayı başında yaptığı bir konuşmada şunları söylemişti: “Cumhuriyetin 100’üncü yılında yani 2023’de kişi başına milli gelir 25 bin dolar olacaktır. Bu hedef gerçekçidir. 2002-2008 arasındaki 6 yılda 3 katın üstünde artan milli gelir 12 yılda pekâlâ 3 kat artabilir ve 2 trilyon dolara ulaşabilir.” 2011-2023 yılları arasında milli gelirin ne kadar artacağı, netice itibariyle bir tahmin veya temenni idi. Ama 6 yılda (2002-2008) milli gelir üç kat değil toplamda % 40, kişi başına % 31 arttığı gerçekti. Kullanılan “cari kurdan dolarla ölçme” yöntemi tam bir felaketti. 6 Nisan 2011’de bunu düzelten ilk yazıyı yazdım. Sonuncusu da 8 Haziran 2013’de, bu köşede yayınlandı.

PROFESÖR RODRİK BAKAN ŞİMŞEK KAPIŞMASI
Geçen hafta Profesör Rodrik, sanal ortamda Maliye Bakanı Şimşek’e milli gelir atış oranı hesabı nasıl yapılır gösterdi. Rodrik, TÜİK tarafından “sabit TL’li” hesaplarda ilan edildiği üzere 10 yıllık (2002-2012) artışın toplamda % 63 kişi başına da ise % 43 olduğunu açıkladı. Kısaca benim yıllardır söylediğimi teyit etti. Memnun oldum. Bakan Şimşek de cari dolarlı çevirileri esas alarak kişi başına gelir % 260 artmıştır propagandasını yineledi. Hata etti.

ÖLÇÜ BİRİMİ DEĞİŞİNCE SAYI DEĞİŞİR ORAN DEĞİŞMEZ
Milli gelir hesapları, “fiziksel sonuçların, parasal ifadesidir”. Milli gelir, öncelikle enerji üretimidir. Demir, çelik, çimento, buzdolabı, buğday, patates, domates, bira v.s. üretimidir. Diş çekimi veya ameliyat sayıdır. Uçakla taşınan yolcusu adedidir. Otelde kalınan gece sayısıdır. Yenilen köfte miktarıdır. Tutulan hamsidir. Metrekare inşaattır. Yani gelir oluşumu, fizikseldir. Dolarla, Avroyla ölçünce parasal/sayısal ifade değişir ama “artış oranı” değişmez. Bunu anlamak için Profesör Rodrik olmak gerekmez. Mehmet Şimşek olmak yeter. 
Son Söz: Fizikle çelişen, iktisadi ölçüm yanlıştır.

18 Haziran 2013 Salı

Maliye Bakanı Şimşek ile ekonomi profesörü Dani Rodrik Twitter'da kapıştı

Türkiye'nin son 10 yıldaki büyümesi Maliye Bakanı Şimşek ile ekonomi profesörü Dani Rodrik'i karşı karşıya getirdi.

Harvard Üniversitesi Ekonomi Profesörü Dani Rodrik ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin son 10 yıldaki büyüme hızı konusunda Twitter ’da tartıştı. Bakan Şimşek, Türkiye’nin gayri safi milli hasılasının son 10 yılda dolar bazında üçe katlandığını açıklarken, Rodrik hesaplamanın reel olarak yapılması gerektiğine işaret ederek, 10 yıldaki büyümenin yüzde 67 olduğunu ileri sürdü.
Şimşek kişi başına düşen milli gelirin dolar cinsinden yapıldığını yazarken Rodrik, “Eminim Bakan Şimşek reel ve cari arasındaki farkı biliyordur” karşılığını verdi. Şimşek yatırım bankalarında 15 yıldan fazla çalıştığını ve reel bazda kişi başı geliri hiç kullanmadığını açıkladı.

Reel artışa bakılır
Nominal veriler kullanılarak yapılan hesaplamada cari milli geliri alıp dolara bölüyorsunuz. Sonra da toplam nüfusa. Bu hesap, kişi başı milli geliri hesaplamada doğru olsa da, yıllar arasında gelişme-artış hesabı yapılırken enflasyonu dikkate almadığı için “milli gelir 10 yılda üçe katlandı” demek doğru değil. Nominal milli gelir enflasyonu da içerir. Bu yüzden artış oranına atıf yaparken, enflasyonun etkisinin ortadan kaldırıldığı sabit fiyatlarla milli gelir ya da kişi başı milli gelir sayılarına bakılır. Böylece 10 yıllık artış yüzde 43.3 çıkıyor. Bunu anlamak için 10 yılda enflasyonun birikimli olarak yüzde 142,3 arttığı, dolar kurunun ise sadece yüzde 9,1 arttığı hesaba katılmalı.




ŞİMŞEK’LE RODRİK ARASINDAKİ KONUŞMA
Rodrik: Paha biçilmez. The Economist: Bu hafta için düzeltme: Türkiye’de gayri safi milli hasıla son on yılda üçe katlanmadı.
Mehmet Şimşek: Eğer doğruysa! Türkiye’nin gayri safi milli hasılası 2002’de 230 milyar dolarken bugün 786 milyar dolara yükseldi. 3.5 kat arttı.
Mehmet Şimşek: Kişi başına düşen milli gelir uluslararası karşılaştırmalarda dolar cinsinden yapılır. Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir üçe katlandı.
Dani Rodrik: Eminim bakan Şimşek reel ve cari arasındaki farkı biliyordur. Gayri safi milli hasıla %63 arttı %350 değil.
Dani Rodrik: Ve reel kişi başına düşen milli gelir %43 arttı.
Dani Rodrik: Ayrıca zaman içerisindeki değişiklikler de reel dolar bazında yapılır. Açıkçası, sana yazıklar olsun.
Mehmet Şimşek: Ben üst düzey yatırım bankalarında ve uluslararası kurumlarda ekonomist olarak 15 yıldan fazla çalıştım ve reel bazda kişi başına düşen gayri safi milli hasıla kullanmadım.
Dani Rodrik: Bir sonraki tweet kendini açıklıyor.

http://www.radikal.com.tr/ekonomi/rodrikle_simsek_twitterda_kapisti-1138028

17 Haziran 2013 Pazartesi

"İngiltere Bakan Şimşek'i dinledi" !


Guardian gazetesi, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 2009 yılında İngiltere Devlet İletişim Birimi tarafından dinlendiğini yazdı.

Kuzey İrlanda'da düzenlenecek G8 zirvesi öncesi, 2009'da İngiltere'de toplanan G20'ye ilişkin iddialar şok etkisi yarattı.

İngiliz basının iddiasına göre, Türkiye de dahil birçok ülkenin maliye bakanları ve diplomatları sistematik casusluk operasyonlarının hedefi oldu.

İddialara göre casusluk operasyonu İngiltere'de haber alma teşkilatlarından biri olan ‘Devlet İletişim Birimi’ tarafından yürütüldü.

Guardian gazetesinin haberinde, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve beraberindeki 15 kişilik heyet de zirveye katıldıları sırada bu operasyonun hedefindeydi.

Basın tarafından ele geçirilen dökümanlara göre Şimşek ve beraberindeki ekibin izlenmesinin nedeni, o dönem Türkiye'nin gerçekleştireceği mali reform hakkında önceden bilgi sahibi olma ve Türk hükümetinin G20 ülkeleriyle işbirliği yürütüp yürütmeyeceğini öğrenmekti.

Operasyon dahilinde, G20 zirvesinin düzenlendiği tarihte İngiliz istihbaratına ait birçok internet kafe ve internet erişim noktasının kurulduğu ve bu yolla bilgilerin çalındığı iddia ediliyor.


http://www.ntvmsnbc.com/id/25449412/

12 Haziran 2013 Çarşamba

Para çıkışı global sorun Gezi ile ilgisi yok - Maliye Bakanı Şimşek


Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Türkiye'den para çıkışının olduğu iddialarına ilişkin olarak bunun Türkiye ile ilgili olmadığını, gelişmekte olan ülkelerden çıkışın zaten bir süredir başladığını ifade etti. Şimşek, "Geçen haftaya bakarsak, Borsa'dan çıkış çok sınırlı, net olarak, alan da var satan da. Bono tahvil piyasasından çıkan, yok denecek kadar sınırlı. Para piyasasında çok kısa vadeli duran, Türkiye'de bulunan bir miktar para çıktı ki bu sabah Merkez Bankası Başkanımız da bundan bahsetti" diye konuştu.

Bakan Şimşek, CNBC-e'de katıldığı programda soruları yanıtladı.

Taksim Gezi Parkı'ndaki olayların Türkiye ekonomisine olabilecek etkisinin sorulması üzerine Şimşek, çok ciddi bir dezenformasyon faaliyetinin yürütüldüğünü, bunun da Türkiye'nin algısını olumsuz yönde etkilediğini söyledi.

Son dönemde yaşanan olayların, çok küçük ölçekte olmasına rağmen, Batı'da yansımalarının çok daha büyük ölçekte olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Yani batı, buradaki olayları çok hızlı satın aldı ve satmaya çalıştı" diye konuştu. Bakan Şimşek, bu olaylar nedeniyle reel ekonomide bir bozulma olmadığını da söyledi.

Türkiye'de son dönemde yaşanan olayların yatıştığına dikkati çeken Şimşek, "Ben inanıyorum ki kalıcı bir tahribat olma ihtimali düşük ama algıda kalıcı bir tahribat yaratılmaya çalışıldı. Algı konusunda Türkiye'nin bir restorasyon dönemine ihtiyacı olacak" dedi.

"500 fon yöneticisine durumu anlattık"

Yurt dışından gelen tepkilerin sorulması üzerine de Şimşek, şöyle konuştu:

"Geçen hafta içinde çok geniş katılımlı telekonferanslar yaptık. Bu olayları ve bunların yansımalarını, Türkiye'nin makroekonomik dengelerini, temellerini yaklaşık 500 global fon yöneticisiyle paylaştım. Gerek Asya gerek Avrupa gerek Amerika... Türkiye'den batıya, dünyanın daha doğrusu dört bir köşesine yansıyan resimler korkunç ve aslında bu resimler haksız. Çünkü çok dar bir alandaki resimleri, Türkiye'nin sanki tamamı bir yangın yerine dönmüş, sanki Türkiye'nin tamamında siyasi büyük bir istikrarsızlık var, sanki kimisi Tahrir, kimisi de Arap Baharı ile ilişkilendirmeye çalıştı. Bunlar inanılmaz hatalı yaklaşımlar. Bu algılara ilişkin bir hissiyat söz konusuydu, biz bunları düzelttik. Zaten piyasalardaki şu ana kadarki dalgalanmanın, çıkışın sınırlı kalması kısmen bu çabalarla ilişkilidir.

Hakikaten dezenformasyon etkili olmuş bir miktar, Türkiye'yi yakından tanımayanlara. Dikkat ederseniz piyasadan çıkan paranın önemli bir kısmı, çok kısa vadeli, Türkiye'yi aslında uzun süredir takip etmeyen, Türkiye'deki değişimi, dönüşümü, son 10 yıldaki iyileştirme çabalarını takip etmeyen belli bir kesimde tedirginliğin çok ciddi boyutlarda yaşandığı belli. Fakat, eskiden işim gereği diyalog içinde olduğum, Türkiye'yi yakından tanıyan bir çok fon yöneticisi, bu gelişmelerden dolayı yansıtılan resmin çok abartılı olduğu kanısında hem fikirler ama yine de bir miktar tedirginlik oluşmuş. Ancak bu tedirginlik henüz, piyasalarda ciddi anlamda Türkiye'den çıkışla sonuçlanmamış. Yani Türkiye'ye o anlamda inanç, Türkiye'yi yakından tanıyanlar nezdinde devam ediyor."

Faiz lobileri

Şimşek, faiz lobilerinin sorulması üzerine de istikrarsızlıktan nemalanan bir kesimin olduğunu söyledi.

Faiz lobisi denilince aklına daha çok spekülatörlerin geldiğini dile getiren Şimşek, "Bu tür sisli havalardan en çok nemalanan kesimler var. İşin bir boyutu bu. İşin bir de bu tür durumlar oluşursa nemalanacak, istihdamla, yatırımla ilgisi olmayan bir kesim de var" dedi.

Bakan Şimşek, 10 yılda yakalanan başarı ile faiz ödemelerinin önemli oranda düştüğüne dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Türkiye'de bu anlamda çok büyük bir değişim oldu. Faizden nemalanan bir kesim var ve faizlerin düşmesiyle, bu anlamda eski günlere özlem duyan var mı yok mu o sosyolojik bir şeydir ama muhtemelen vardır. Faiz lobisi dediğiniz zaman aklıma bu iki unsur gelebilir. Ben şuna inanıyorum, Türkiye'ye yönelik çok ciddi bir dezenformasyon kampanyası var. Türkiye'deki durumu olduğundan çok daha büyük göstermeye çalışan, Türkiye'nin hukuk devleti olma yolunda, demokratikleşme yolundaki çabalarını bir kenara bırakan, Türkiye'yi olmadık yerlerle karşılaştırma çabası olan kesimler var. Bu çabaların sonucunda nemalanacak kaynaklar da var. Ancak biz olaya şöyle bakıyoruz; Temellerimizi sağlam tutalım, evimizi düzene koymaya devam edelim. Bu tür şoklara karşı Türkiye ekonomisi zaten dirençli. Ben inanıyorum ki bu son dönemde ortaya çıkan toplumsal olaylar, bu şiddet ve bunun dünyaya yansımalarını da biz yöneteceğiz. Bu da bir stres testi Türkiye için ve Türkiye, bu stres testinden sağlam bir şekilde çıkacak. Hem demokrasisi güçlenecek hem de ekonomisinin temelleri zaten sağlam."


http://www.dunya.com/para-cikisi-global-sorun-gezi-ile-ilgisi-yok-194955h.htm