cia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2013 Pazartesi

Treacherous Alliance: The secret dealings of Israel, Iran, and the United States


"The Iranian president is a Persian version of Hitler." --Israel Deputy Prime Minister Shimon Peres, referring to Iran President Mahmoud Ahmadimejad
"[Israel and U.S. need to establish] a broader strategic relationship with Iran." --Prime Minister Shimon Peres to President Ronald Reagan, September 1986

19 Ağustos 2013 Pazartesi

CIA, 1953 İran darbesini organize ettiğini kabul etti! - Aydoğan Vatandaş




9 Temmuz 2013 Salı

"Pakistan: CIA'in Bin Ladin operasyonu Pakistan'ın yaşadığı en büyük aşağılama"


Pakistan hükümetine ait sızdırılan bir rapor, Usame bin Ladin'in ülkede yaklaşık 10 yıl boyunca "beceriksizlik ve ihmaller yüzünden" fark edilmeden yaşayabildiğine dikkat çekiyor. Bin Ladin'in de içinde bulunduğu bir arabanın Pakistan'da hız sınırını aşmasından dolayı durdurulduğu, ama polisin onu tanıyamadığı raporda aktarılıyor.

Rapora göre polis o gün tanımış olsaydı, Bin Ladin ele geçirildiği tarihten 8 yıl önce yakalanabilirdi.

El-Cezire televizyon kanalına sızdırılan raporda, Bin Ladin'in Amerikalı güçlerce öldürülmesi ABD Başkanı'nın emrettiği "cinayet suçu" olarak niteleniyor.

Rapor ayrıca Afganistan'ı 2001 yılında terk eden el Kaide liderinin gündelik yaşamına ilişkin detaylar da sunuyor.

Bin Ladin 2011 yılının Mayıs ayında Amerikalı güçlerce kuzeybatı Pakistan'da öldürülmüştü. Amerika'nın Bin Ladin'in saklandığı yer konusunda endişeleri Pakistan tarafından geçmişte reddedilmişti. Ama daha sonra Abbottabad'da daha sonra keşfedilmesi ve Amerikalı askerlerce öldürülmesi Amerika – Pakistan ilişkilerine gölge düşürmüştü.

PAKİSTAN’IN YAŞADIĞI EN BÜYÜK AŞAĞILAMA
Baskından kısa süre sonra Pakistan Meclisi, hükümetin hatalarının beceriksizlik mi, yoksa el-Kaide'yle gizli ilişkilerden mi kaynaklandığının araştırılması için bağımsız bir soruşturma emretmişti.

Rapor ayrıca, "Pakistan halkının aşağılandığı operasyon öncesinde" nasıl Pakistan topraklarında CIA'in aktif olduğunun fark edilemediğini araştırdı.

Pakistan hükümetini ve ordusunu çok sert dille eleştiren rapor "hükümetin her seviyesinde ihmal ve beceriksizlik" olduğunu söylüyor.

Raporda gizli ilişkiler olduğu iddialarını destekleyecek kanıta rastlanmadığını söylense de "hükümet içi veya dışında bir seviyeye kadar bazı olayların görmezden gelinmiş olabileceği" ihtimalinden bahsediliyor.

Abbottabad'a Amerikalıların düzenlediği operasyonu da eleştiren rapor, bunu bir "savaş nedeni" ve Doğu Pakistan'ın 1971'de bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana "Pakistan'ın yaşadığı en büyük aşağılama" olarak niteliyor.

Yetkililerin dediklerine dayanarak rapor, Pakistan savaş uçaklarının Amerikalı helikopterleri düşürmek için havalandıklarına ama çok geç kaldıklarına dikkat çekiyor.

KOVBOY ŞAPKASI
Usame bin Ladin'in yaşadığı gündelik hayatı da ele alan rapor, kendisinin 2002 yılının ilk bahar veya yaz aylarında Pakistan'a geldiğini, ama ancak 2005 yılında Abbottabad'a yerleştiğini yazıyor.

Bin Ladin ve etrafındakiler hakkında rapor, "dikkat çekmeden sade bir hayat sürdüler. Halk arasında görünmediler" diyor. Raporda tanıklık yapan biri, Ladin'in dikkat çekmemek için bina etrafında dışarı çıktığında bir kovboy şapkası taktığını söylüyor.

Ama rapora göre, altı yıl boyunca binanın sıra dışı hali dikkat çekmemiş: "Tüm mahallenin, yerel yetkililerin, polisin, güvenlik kuvvetlerinin ve istihbarat yetkililerinin, binanın ve kapladığı alanın boyutunu, garip şeklini, dikenli telle çevrili olmasını, arabaların ve misafirlerin gelmeyişini altı yıl boyunca fark etmemesi akıl almaz bir olay."

http://www.hurriyet.com.tr/planet/23684826.asp

18 Haziran 2013 Salı

"CIA'in şiddetsiz devrim el kitabının 163. maddesi "Ayakta Durma Eylemi" Sen hala anlamadın mı?" - @melihbayramdede



CIA devrim koçlarının önerdiği şiddetsiz eylem yöntemleri

Resmi bildiriler 

1. Konuşmalar
2. Muhalefet ya da destek mektupları 
3. Kurum ve kuruluşlar tarafından verilen demeçler 
4. İmzalı basın açıklamaları 
5. İtham ve niyet beyanları 
6. Grup halinde ya da kitlesel dilekçeler 

Daha genişbir izleyici kitlesi ile iletişimler 

7. Sloganlar, karikatürler ve semboller
8. Flamalar, posterler ve afişe edilen iletişim araçları
9. Broşürler, el ilanları ve kitaplar
10. Gazeteler ve mecmualar
11. Kayıtlar, radyo ve televizyon
12. Hava reklamları ve yere yazılan yazılar

Grup temsilleri

13. Temsilciler heyeti
14. Sahte ödüller
15. Grup olarak lobi çalışmaları
16. Grev gözcülüğü
17. Sahte seçimler 

Sembolik kamusal oyunlar 

18. Bayrakların ve sembolik renklerin gösterimi
19. Sembollerin giyilmesi
20. Dua ve ibadet
21. Sembolik nesnelerin teslim edilmesi
22. Protesto amaçlı soyunma eylemleri
23. Kişisel eşyaların imha edilmesi
24. Sembolik ışıklar
25. Portrelerin gösterilmesi
26. Protesto olarak boya kullanılması
27. Yeni işaretler ve isimler
28. Sembolik sesler
29. Sembolik itirazlar
30. Kaba hareketler

Bireyler üzerinde baskı kurulması 

32. Görevlilerin “rahatsız edilmesi”
33. Görevlilerle alay edilmesi
33. Dost olma
34. Gece nöbetleri

Drama ve müzik

35. Mizahi skeçler ve eşek şakaları
36. Oyun ve müzik performansları
37. Şarkı söylemek
Geçit Törenleri
38. Toplu yürüyüşler
39. Geçit törenleri
40. Dini geçit törenleri
41. Hac yolculukları
42. Konvoylar
Ölen Kişiler için Yas Tutmak
43. Siyasi matem
44. Sahte cenazeler
45. Göze çarpıcı cenazeler
46. Mezarlıklarda saygı gösterileri 

Halk Kurulları

47. Protesto ya da destek kurulları
48. Protesto toplantıları
49. Kamufle edilmişprotesto toplantıları
50. Tartışmalar

Geri çekilme ve tanımama

51. İşbırakmalar
52. Sessizlik
53. Ödüllerden feragat edilmesi
54. Sırtını dönmek 

SİVİL DİRENİŞYÖNTEMLERİ

Kişilerin toplum dışına itilmesi 

55. Sosyal boykot
56. Seçerek sosyal boykot
57. Lisistratik* eylemsizlik
58. Aforoz etme
59. Men etme
* Aristofanes’in Lisistrata adlı oyununda yer alan ve eski Yunan’da eşlerin savaşın
durması için cinsel perhiz uygulaması gibi örnekler kastedilmiştir.

Sosyal etkinliklere, geleneklere ve kurumlara itaatsizlik 

60. Sosyal ve sportif etkinliklerin askıya alınması
61. Sosyal ilişkilerin boykot edilmesi
62. Öğrenci boykotları
63. Sosyal itaatsizlik
64. Sosyal kurumlardan çekilme
Sosyal sistemden çekilme
65. Evden çıkmama
66. Tamamen kişisel direniş
67. İşçilerin işbırakması
68. Sığınma
69. Topluca ortadan kaybolma
70. Protesto amaçlı göç (hicret)

EKONOMİK DİRENİŞYÖNTEMLERİ:

(1) EKONOMİK BOYKOTLAR Tüketici eylemleri 

71. Tüketici boykotları
72. Boykot edilen malların tüketilmemesi
73. Tasarruf politikası
74. Kiraların ödenmemesi
75. Kiralamayı reddetme
76. Ulusal çapta tüketici boykotu
77. Uluslararası çapta tüketici boykotu

İşçi ve üretici eylemleri 

78. İşçi boykotları
79. Üretici boykotları
Aracı eylemleri
80. Tedarikçi ve taşıyıcı boykotu 

İşsahibi ve yönetimin eylemleri 

81. Tüccarların boykotu
82. Mal satışının ya da kiralamasının reddedilmesi
83. Lokavt
84. Endüstriyel yardımın reddedilmesi
85. Satıcıların “genel greve gitmesi”

Mali kaynak sahiplerinin eylemleri 

86. Banka mevduatlarının çekilmesi
87. Ücretleri, aidatları ve vergi tarhlarını ödemeyi reddetmek
88. Borçları ya da faizi ödemeyi reddetmek
89. Fonlar ve krediler ile ilişiğin kesilmesi
90. Gelirin reddedilmesi
91. Bir devletin parasının reddedilmesi 

Devletlerin eylemleri 

92. Yurtiçi ambargo uygulamak
93. Tüccarların kara listeye alınması
94. Uluslararası satıcıların ambargo uygulaması
95. Uluslararası alıcıların ambargo uygulaması
96. Uluslararası ticaret ambargosu 

EKONOMİK DİRENİŞYÖNTEMLERİ:

(2) GREVSembolik grevler

97. Protesto amaçlı grev
98. Ani grev (küçük çaplı grev)

Tarımsal grevler

99. Çiftçilerin greve gitmesi
100. Çiftlik çalışanlarının greve gitmesi 

Özel grupların greve gitmesi 

101. Etkilenmişişgücünün reddedilmesi
102. Tutukluların greve gitmesi
103. Esnafın greve gitmesi
104. Mesleki grev 

Olağan endüstriyel grevler

105. İşletmelerde greve gidilmesi
106. Endüstriyel grev
107. Destek grevi

Kontrollü grev

108. Ayrıntılı grev
109. Teker teker boykot
110. İşYavaşlatma grevi
111. Protesto amaçlı olarak kurallara harfi harfine uyarak işi yavaşlatma grevi
112. Hasta raporu almak
113. İstifa etmek suretiyle grev
114. Sınırlı grev
115. Seçici grev 

Çok endüstrinin katılımı ile grev 

116. Genelleştirilmişgrev
117. Genel grev

Grev ve ekonomik kapanma kombinasyonları 

118. Dükkan kapatma
119. Ekonomik olarak işe son verme

POLİTİK DİRENİŞYÖNTEMLERİYetki reddi

120. Biat edilmemesi ya da sadakatin geri çekilmesi
121. Halkın destek vermeyi reddetmesi
122. Direnişi savunan yayınlar ve konuşmalar 

Vatandaşların hükümet ile işbirliği yapmaması 

123. Yasama organlarının boykot edilmesi
124. Seçimlerin boykot edilmesi
125. Devlet memuru olarak işe girmenin ve memur pozisyonlarının boykot edilmesi
126. Devlet dairelerinin, kurumlarının ve diğer kuruluşlarının boykot edilmesi
127. Devlet eğitim kurumlarından çekilme
128. Devlet destekli kuruluşların boykot edilmesi
129. Kolluk kuvvetlerine yardımın reddedilmesi
130. Kendine ait işaretlerin ve yer imlerinin kaldırılması
131. Atanan memurların kabul edilmemesi
132. Mevcut kurumların lağvedilmesinin reddedilmesi 

Vatandaşlar için itaate ilişkin alternatifler 

133. İsteksiz ve yavaşitaat
134. Doğrudan gözetimin olmadığı durumlarda itaatsizlik
135. Halk itaatsizliği
136. Gizli itaatsizlik
137. Bir kalabalığın ya da toplantının dağılmayı reddetmesi
138. Oturma eylemi
139. Zorunlu askerlik hizmetine ve sınır dışına direnme
140. Kimliğini gizleme, kaçma ve sahte kimlik kullanma
141. “Gayrimeşru” kanunlara sivil itaatsizlik 

Devlet personelinin eylemleri 

142. Devlet memurları tarafından seçici şekilde yardımcı olmanın reddedilmesi
143. Komuta ve bilgi hatlarının işleyişinin engellenmesi
144. Oyalama ve engelleme
145. Genel anlamda idari direniş
146. Adli direniş
147. Kolluk kuvvetleri tarafından kasti olarak verimsizlik sergilenmesi ve seçici direniş
148. Ayaklanma

Ulusal Hükümet Eylemleri 

149. Kanunlara uygun nedenlerle işyavaşlatma ve ertelemeler
150. Temel devlet birimlerinin direnişi 

Uluslararası alanda devlet eylemleri 

151. Diplomatik ve diğer temsilciliklerde değişiklikler
152. Diplomatik etkinliklerin ertelenmesi ya da iptal edilmesi
153. Diplomatik olarak tanımamak
154. Diplomatik ilişkilerin sona erdirilmesi
155. Uluslararası kurumlardan çekilme
156. Uluslararası kurumlara üyeliğin reddedilmesi
157. Uluslararası kurumlardan ihraç 

ŞİDDET İÇERMEYEN MÜDAHALE YÖNTEMLERİ

Psikolojik müdahale

158. Öğelere kendini maruz bırakma
159. Oruç tutmak
(a) Manevi baskı için oruç tutmak
(b) Açlık grevi
(c) Şiddet karşıtı direnişamaçlı oruç tutmak
160. Tersine duruşma
161. Şiddet içermeyen taciz

Fiziksel müdahale 

162. Oturma eylemi
163. Ayakta durma eylemi
164. Toplu taşıma araçlarını kullanma eylemi
165. (Wade-in) Yürüyerek girme eylem
166. Sürekli hareket etme eylemi
167. Dua etme eylemi
168. Şiddet içermeyen baskınlar
169. Şiddet içermeyen hava baskınları (broşür atmak)
170. Şiddet içermeyen istila
171. Şiddet içermeden vücudunu araya sokma
172. Bedeni kullanarak şiddet içermeyen engelleme
173. Şiddet içermeyen işgal

Sosyal müdahale 

174. Yeni sosyal düzenin tesis edilmesi
175. Tesislerin aşırı doldurulması
176. Oyalama eylemi
177. Konuşma eylemi
178. Gerilla tiyatrosu
179. Alternatif sosyal kurumlar
180. Alternatif iletişim sistemi 

Ekonomik müdahale

181. Ters grev
182. Dışarı çıkmama grevi
183. Şiddet içermeyen arazi işgali
184. Abluka ile karşı çıkma
185. Siyasi motifli taklitçilik
186. Tekelci alım
187. Varlıklara el konulması
188. Çöp boşaltma
189. Seçici himaye
190. Alternatif pazarlar
191. Alternatif ulaşım sistemleri
192. Alternatif ekonomik kuruluşlar

Siyasi müdahale 

193. İdari sistemlerin aşırı yüklenmesi
194. Gizli ajanların kimliklerinin ifşa edilmesi
195. Hapis cezası talep edilmesi
196. “Tarafsız” kanunlara sivil itaatsizlik
197. İşbirliği yapmadan ikna etmeye çalışma
198. Çifte egemenlik ve paralel hükümet oluşumu


(Gene Sharp.  Diktatörlükten Devrime)


17 Haziran 2013 Pazartesi

Snowden: Beni susturamazlar


ABD'nin tüm dünyada milyonlarca kişiyi izlediğini ortaya çıkaran eski CIA mensubu Edward Snowden, ABD hükümetinin, kendisini, cezaevine yollayarak ya da öldürerek susturamayacağını söyledi.

Hong Kong'da saklanan Snowden, Guardian gazetesiyle internet üzerinden söyleşi yaptı. Muhabir Glenn Greenwald ile internet üzerinden gerçekleşen söyleşide, Snowden, ABD'nin meşru askeri hedeflere karşı operasyonları hakkında herhangi bir şey açıklamadığını savundu. Snowden, sadece ABD Ulusal Güvenlik Kurumu'nun (NSA), özel sektör ve üniversiteler gibi sivil altyapının veri tabanından bilgi çaldığını gösterdiğini belirtti.

Amerikalı yetkililer, veri toplama programlarının, yasal olduğunu ve mahkeme gözetiminde yapıldığını söylüyorlar.

AA

"Sam Amca’nın parmağı var mı?" - Mehmet Ali Güller

05 Haziran 2013

Dünden beri pek çok okurdan ve sosyal medya takipçimden gelen “Bu eylemler CIA’nın marifetiymiş, doğru mu?” sorusunun kaynağının Banu Avar olduğunu üzülerek öğrendim.
Bu kadar ileri gitmiş olamaz diye umarak, Banu Avar’ın yazdıklarına baktım.
Evet, Avar açık bir şekilde gelişmelerin arkasında Occupy hareketinin ve OTPOR örgütünün olduğunu yazmıştı. Avar’a göre her ikisi de CIA imalatı örgütlerdi. Avar “turuncu Soros darbelerinin” yaşandığı ülkeleri görmüş biri olarak okurlarını uyarıyordu: “Batı basının ‘Çılgın Türkler’ diyerek neden gaz verdiğini düşünmenizi öneririm.”

HEM PARTİYE HEM DE ÖRGÜTSÜZ EYLEME KARŞI!

Anlaşılan Banu Avar’a bu yazdıklarından dolayı ciddi tepki gelmiş ki, Avar bu kez o tepkiler için de bir yanıt yazmış.
Örneğin “Erdoğan ABD'nin desteklediği adam, neden Batı tarafından devrilmek istensin?” sorusuna özetle şu yanıtı veriyor: “ABD, biriken gazdan kurtulmak için Erdoğan’ı deliğe süpürecek. Yerine Y-CHP ile BDP’den bir koalisyon kuracak. O sırada bölünme anayasası çıkacak. Federe Türk devletine yol alınacak.”
Yani ABD Tayyip Erdoğan üzerinden yapamadığını Kemal Kılıçdaroğlu üzerinden yapabilecek!
Avar, “Peki evde mi oturalım! Sokağa çıkmayalım mı?” diyen okurlarına da yanıt veriyor ve şu “çözümü” gösteriyor: “Partiler üstü bir platform oluşturulsun. Örneğin herkes ‘Şehit Aileleri Dernekleri’ içinde örgütlensin. İl il, ilçe ilçe Şehit Aileleri Dernekleri etrafında birleşmiş örgütlü kitle ne yapacağını, nasıl yapacağını bilir!”

YENİ ŞAFAK DA BANU AVAR GİBİ DÜŞÜNÜYOR!

Önceleri Banu Avar’ın yaklaşımını kişisel özelliklerinin bir yansıması diye düşündüm hep. Örneğin “aydın mükemmeliyetçiliğinden” kaynaklanıyor olabilirdi bu sürekli beğenmeme hali…
Yüzbinlerin katıldığı bir eylemdeki beğenmediği bir afiş, on binlerin yaptığı bir eylemdeki hoşuna gitmeyen bir slogan, o eylemi Avar tarafından tu kaka ilan etmeye yeterli olurdu. Yani bir aydının “havuza düşmüş bir yaprak nedeniyle tüm havuzu kirli sanması” hastalığıyla karşı karşıyaydık…
Ama örneğin TGB’nin uluslararası örgütleri de davet ettiği 19 Mayıs eylemine, “pankarttaki “Viva 19 Mayıs” lafından dolayı destek vermekten çekilmesi, yetinmeyip alternatif bir 19 Mayıs düzenlemeye soyunması, ya da Diyarbakır TGB’nin Kürtçe “Türk-Kürt kardeştir” pankartından vahim anlamlar çıkarması, meselenin bir aydın hastalığı olmaktan daha ileri olduğunu gösteriyordu.
Her neyse…
AKP’nin bazı özel isimleri de başından beri Banu Avar gibi düşünüyor. Onlar da ısrarla “Türk ekonomisi çok iyi. Türkiye bölgesinde büyüyor. ABD bundan rahatsız olduğu için Türkiye’yi karıştırıyor.” diyorlar.
Avar acaba bu tezleri her gün yazan Yeni Şafak ve Star yazarlarını okuyor mu? Okuyorsa, “acaba neden benim gibi düşünüyorlar” diye hiç soruyor mu?

HATASIZ EYLEM, YAPILMAMIŞ EYLEMDİR

Banu Avar’dan farklı olarak bu eylemlere “örgütsüz, öndersiz, programsız” olduğu için dudak bükenler de var. Avar gibi “CIA parmağı” görmüyorlar ama “başarısız olacak” diyerek eylemden uzak duruyorlar. Yani yeniliriz diyerek maça çıkmıyorlar! Tabanlarının zorlamasıyla çıktıklarında da eylemin kenarında duruyorlar!
Oysa çok basit bir gerçek ortada duruyor: Katıl, eylemdeki yanlışlara karşı çık, eylemi doğruya sevk et, eyleme önderlik et, programını kitlelere benimset!
Unutulmamalı, doğru eylem çizgisinde aşırı hassasiyet, eylemsizliğe götürür. Zira en hatasız eylem, yapılmamış eylemdir.

ERDOĞAN’A CAN SİMİDİ ATMA!

Netice olarak şunları söylemeliyiz:
1. Bu eylemler, 11 yıllık AKP saltanatının insanlarda yarattığı birikmiş öfkenin patlamasıdır. Yaşam tarzına müdahale edilen, aşağılanan, hakarete uğrayan, her demokratik eylemine biber gazı sıkılan, sınavına kopya çetesi sokulan, üniversitesine polis dikilen, sevgilisinin elini tuttuğu için ‘ahlaksız’ ilan edilen, kendinden başarısız olanın kendisine baş tayin edilmesine kızan, değerlerine her gün küfredilen insanların başkaldırışıdır!
2. Kuşkusuz örgütsüz kitle hareketi olması nedeniyle başarısız olabilir. Ama şimdiden en önemli başarıyı kazanmıştır: Korku duvarını yıkmıştır!
3. İstihbarat servisleri halk hareketlerine sızar, yanlış eylemler yaparak eylemi geniş kitleler nezdinde itibarsızlaştırmaya çalışır. Bunun panzehri, örgütlü güçlerin de eylemlere ağırlığını koymasıdır.
4. ABD her şeye hâkim değildir! En son kanıtı da Irak’tır, Suriye’dir… Her olayda ABD’nin parmağını aramak, Washington’dan onaysız dünyanın dönmeyeceğini sanmak hem bir özgüvensizlik halidir hem de teslimiyete yol açar.
5. Emperyalizm önünü alamadığı eylemlerin yönünü değiştirmeye, yönünü değiştiremeyecekse de başına “kötünün iyisini ya da iyinin kötüsünü” geçirmeye gayret eder. Örneğin Mısır’daki gibi…
Ancak halk hareketleri böyledir; inişler çıkışlar olur, ilerlemeler geri çekilmeler olur… Düz bir çizgide sürekli ilerleyen ve pirüpak olan bir halk hareketi hayatta değil ancak laboratuvarda gerçekleşir!
6. Türk basınının bu eylemlere Erdoğan korkusuyla sessiz kalmasını sorgulamaktansa, Batı basınının neden ilgi gösterdiği üzerinden komplo teorileri üretmenin eyleme ve Türkiye’ye bir yararı yoktur.
7. ABD’deki güç kaybı, ekonomik sorunlar kuşkusuz devlet içinde bir bölünmeye ve tarafların çarpışmasına neden oluyor. Erdoğan’ın ve Fethullah Gülen’in pozisyonu, ABD’deki bu iç çarpışmadan bağımsız değildir.
Ancak Erdoğan hâlâ ABD’nin Türkiye’deki en önemli aktörüdür. Washington Erdoğan’dan vazgeçmiş değildir ancak hizadan çıkmaması için sürekli denetim altında tutmakta, zaman zaman da alternatifleriyle terbiye etmektedir.
Bu gerçeklikten atlayarak Erdoğan’ı zorlayan bu eylemleri CIA marifeti saymak ve gözden düşürmeye gayret etmek, Erdoğan’ın beklediği can simididir!
Banu Avar’ın buna hakkı yok!


http://www.ulusalkanal.com.tr/sam-amcanin-parmagi-var-mi-makale,1325.html