arap baharı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arap baharı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2013 Pazar

KLİKTİVİZM (Oturduğun Yerden Dünya'yı Değiştirebilir misin?) - Ümit Minel

31/01/2013

Arap Baharı’nın sosyal medya üzerinden başladığının düşünüldüğü günlerde The Guardian Gazetesi yazarlarından Micah White, “kliktivizm” adında yeni bir kelime türetti. White göre Arap Baharı kliktivizm eylemleriydi.
White göre, artık insanlar sosyal medya üzerinden örgütlenip hükümetler yıkabiliyorlardı…
Radikal Yazarı Cüneyt Özdemir ise “Modern Bir Günahlardan Arınma Ayini” başlıklı köşe yazısında, White’nin bu kliktivizm teorisini eleştiriyor ve mealen; “Eğer sosyal medya aracılığıyla çağırılan o kadar insan Tahrir Meydanı’nı doldurmasa, günlerce kamp kurmasa ve Hüsnü Mübarek’in palalı askerlerine ölümüne direnmese kliktivizm bir işe yaramazdı, diyor… Ancak bu örnekten önce youtube’de Afrika’nın kötü yürekli gerillası Kony adında ki bir adamın çocukları kaçırmasını konu alan ve izleyicilerden parasal destekten öte sadece bir klikle bu durumun protesto edilebileceği yönünde ki kliktivizm eyleminin ise, izlenme sayısının 91 Milyon olmasına rağmen bir işe yaramadığını, Kony’nin halen çocukları kaçırmaya devam ettiğini anlatıyordu.
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Dünya Gönüllüler Günü Konferansı BM Dünyada Gönüllülüğün Durumu Raporu Lansmanı’nıda (5 Aralık 2011) konuşan Greenpeace gönüllüsü Uygar Özesmi, kliktivizme yapılan bu eleştirilere şöyle karşılık veriyordu.
“Kliktivizm denilen şeyi aslında yanlış yorumluyorlar, gönüllülerin yaptığı şey sizin gibi benim gibi klikleyen insanların yaptığı ne biliyor musunuz? Onlar yeni bir görev olan bağımsız medya görevini üstlendiler. Türkiye’de şu anda bağımsız medyadan bahsetmek imkânsız, hepsi ya bir şirketin, ya bir ideolojinin, ya da başka bir şeyin güdümünde yer almaktadır. Bakıyorsunuz medyaya öyle bir şey yok ama insanlar ne yapıyor biliyor musunuz? Click click, clicklerle kendi inandıkları doğruları etrafa yayıyorlar. İşte bu bence en önemli gönüllülüklerden bir tanesi, her biri gönüllü birer muhabir oldu klikleyen insanların. Bunun da yani doğru, değerli, paylaşılması gereken bir bilginin paylaşılması olayının, son derece önemli yeni bir gönüllülük alanı olduğunu düşünüyorum. Nitekim bu yüzden biz normalde harekete geçiremeyeceğimiz alanlarda, mesela Anadolu Grubu adında bir şirketler grubu var Gerze’de kömürlü termik santral kuruyorlar, oradaki halk 10.000 kişi ayaklanmasına rağmen, medyada bunu görememekteyiz. Peki, bu bilgiyi yayanlar kimler? Bunu ortaya koyan gönüllüler işte, onlar ifşa ediyorlar bunu, onlar medya bunu görmese de halkın, herkesin bunu görmesini sağlıyor ve bu sayede insanları harekete geçiriyor. Bu gün gururla söyleyebilirim ki Greenpeace Akdeniz’in Türkiye’de 1 milyon böyle gönüllü aktivisti var. Siber aktivist diyoruz biz onlara. Bu siber gönüllüler Facebook’ta 320.000 Twitter’da 95.000 tane. Her biri işte o tıklamalarla haberleri vererek doğruların ortaya çıkmasına katkıda bulunuyorlar. Sadece bununla da kalmıyor bu tıklamalar, bir tweet ile biz Taksim’in göbeğinde 250 gönüllüyü toplayıp nükleere karşı işaret yaptık. Hepsi bir araya geldiler ve bu işareti döktüler, işte ne sayesinde oluyor bu? Siz 250 kişiyi başka hiçbir teknoloji olmadan haydi yarın toplanıyoruz diye nasıl bir araya getirirsiniz? İmkân yok, dolayısı ile bu yeni medyaya ve sosyal alandaki paylaşımlara şükrediyoruz, ümit ederim onu da ele geçirmezler.”


14 Haziran 2013 Cuma

Alman Deutsche Welle (DW) televizyonu: "Gezi eylemcilerinin akıl hocası Sırplar mı?"

Alman Deutsche Welle (DW) televizyon kanalının Arap Baharı’nın sosyal medya ayağını araştırdığı programı bugünlerde yeniden gündemde. İlk olarak Sırbistan diktatörü Slobodan Miloseviç’nin devrilmesi için bu ülkede organize olan ve adına “Otpor/direniş”denen sosyal medya organizasyonu daha sonra Arap baharında büyük etki göstermişti.

Ay başında Taksim’de başlayan Gezi Parkı olaylarında sosyal medyanın bir anda hareketlenmesi ve göstercilerin sosyal medya üzerinden organize olup sokaklara dökülmesi bu hareketi akla getirdi.

Twitter ve Facebook’ta açılan sahte hesaplar ve buradan başlatılan dezenformasyon ve şiddet çağrıları da ayrıca dikkat çeken unsurlardı.

ARAP BAHARI VE SIRP HAREKETİ

Tunus’ta başlayıp Mısır’da zirveye oluşan Arap Baharı’nda sokaklar sosyal medya (facebook ve twitter) üzerinden organize olan gençlerle dolmuştu.

İnternette organize olan Arap gençleri Otpor’la işbirliği içinde; insanları sokağa çekmiş ve devrimi gerçekleştirmişlerdi.

Mısır’da 6 Nisan Gençlik Hareketi olarak ortaya çıkan Mısırlı gençlerin internette ne kadar aktif oldukları ve gösteri ve isyanı organize ettikleri de sık sık uluslararası medya kuruluşlarına yansımıştı.

TÜRKİYE’DEKİ OLAYLARDA AKLA OTPOR GELDİ

Türkiye’deki Taksim olaylarının ilk günlerinde sosyal medyada yaşanan hareketlilik akla bu organizasyon geldi.

Almanya’nın uluslararası yayın kuruluşu Deutsche Welle, hazırladığı programda Hüsnü Mübarek’in devrilmesinden sonra Şubat 2011′de söz konusu gelişmeleri mercek altına alıyor.

Programına Mısır devrimiyle başlanan Deutsche Welle, burada Otpor’un izini sürüyor.

Mısır’da Hüsnü Mübarek’i deviren göstericilerin taşıdığı bayraklarda siyah zemin üzerinde sıkılmış bir yumruk göze çarpıyor.

Söz konusu sembol Sırp internet aktivistleri Otpor üyelerinin sembolüydü ve bu sembolü taşıyanlar da onlarla işbirliği içindeydi.

MISIR’DA 6 NİSAN HAREKETİ VE OTPOR İŞBİRLİĞİ

Programda 6 Nisan Gençlik Hareketi’nin internet ağını ve üyelerinin nasıl haberleştiğini masaya yatırılıyor.

DW, bu harekete akıl babalığı yapan Sırp Demokrasi Aktivistleri Otpor’un liderini Sırbistan’da buluyor.

5 Ekim 2000′de Slobodan Miloseviç’i deviren Otpor’un en önemli silahı kara mizah. Programda Miloseviç’in nasıl devrildiği ve hangi örneklerle kendisiyle dalga geçildiği anlatılıyor.

Alman televizyon kanalına konuşan Otpor’un kurucularından İvan Maroviç, Mısırlı gençlerle Facebook ve Twitter üzerinden nasıl iş birliği yaptıklarını ve onları nasıl organize ettiklerini anlatıyor.

DW’ye konuşan Otpor aktivisti Maroviç, bir rejimi yıkmak için ilk etapta kara mizah, ardından da sokaklarda gösteri yapmanın gerekli olduğunu belirtiyor.

“Rejimin komik yanlarını gösterirsiniz ve sonrasında onun meşruiyetini kaybettiğini söylersiniz. Sonrasında da neler yapılması gerektiği konusunda çalışmaya başlarsınız.”diyen Otpor aktivisti daha sonra nasıl uluslararası bir dijital devrim ihraç malzemesine dönüştüğünü aktarıyor.

UKRAYNA VE GÜRCİSTAN DEVRİMLERİ

Maroviç, Otpor’un daha sonra CANVAS (Uygulamalı Şiddet İçermeyen Eylem ve Stratejiler Merkezi) şekline dönüştüğünü ve dünyanın diğer bölgelerindeki benzerleriyle internet üzerinden irtibat kurduklarını ve onlara akıl hocalığı yaptıklarını belirtiyor.

Ukrayna’da yapılan ‘turuncu devrim’ ve Gürcistan’daki ‘gül devrimi’nde Otpor’un nasıl etkili olduğu da programda anlatılıyor.

PARA SOROS’TAN GELİYOR

Otpor’un lideri Ivan Maroviç’in aktardıklarına göre, mali kaynak Amerikalı işadamı George Soros’un Açık Toplum Enstitüsü Yardım Vakfı’ndan (OSIAF) gelmiş.

DW’nin aynı programına konuşan Sırp gazeteci Jaksa Scekic ise Otpor’un bu eylemlerini şirket haline getirdiğine ve bu işten para kazandığına dikkat çekiyor.

“İlk başlarda sivil toplum hareketi olarak başladılar. Şimdilerde büyük paralar kazanıyorlar. Hizmet sunuyorlar.” şeklindeki ifadelere yer veriyor.

DÜNYA GENELİNDEN AKTİVİSTERLE TOPLANTI

Sırbistan’ta Otpor’un bir toplantısını ekrana getiren Alman televizyon kanalı, dünya genelinden gelen aktivistlerin fikir alışverişi yaptıklarını aktarıyor.

Gürcüstan devriminin öncelerinden Aleksander Maric, Otpor’un dünyadaki diğer demokrasi hareketlerine örnek olacağını ve misyonunun devam edeceğini belirtiyor.

Deutsche Welle televizyonu programı, “Otpor, dünyadaki pek çok demokrasi hareketine örnek oluyor.” cümlesiyle bitiriyor.


http://www.bugun.com.tr/son-dakika/gezi-eylemcilerinin-akil-hocasi--haberi/662747