hülya avşar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hülya avşar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Haziran 2013 Perşembe
Hülya Avşar: Sesim çıkmazsa bilin ki gözaltındayım
20.06.2013
O SÖZ
Eylemler, biber gazları derken Sn. Başbakan’ın bütün bu olanlara rağmen yaptığı mitinglerdeki hali tavrıyla tencere tava seslerinin giderek artması vs. vs.
Peki kim ne der ne yaparsa huzura ereriz diye düşündüğümde ilk aklıma gelen tabii ki Başbakanımızın geri adım atıyorum siz kazandınız tamam tamam demesi oldu olmasına da açıkçası bunu hiçbir lider yapmaz. Daha doğrusu bir lidere yakışmayan bir duruştur.
Şimdi hepimiz eğri oturup doğru konuşalım. Ben Başbakan olsam bana kimse geri adım atıyorum dedirtemez! Amaaaaaaaa naparım? Biliyor musunuz? O lafı etmeden ya geri adım atarım ya da ortayı bulurum. Yeter ki huzur sağlansın yeter ki kimsenin canı yanmasın.
Peki o sözü yani geri adım sözünü kullanmadan nasıl geri adım atılır veya orta bulunur?
Ohoooooo bir sürü yolu var. Yeter ki karşı taraf anlasın anlamak istesin!
Ben anlamak isteyenlerdenim. Ya da kendi kendime hayal kuranlardan bilemem!
Ama en azından bende mesajı alanlardanım.
Başka kim aldı ki mesajı derseniz, Vali Hüseyin Avni Mutlu, Sn. Hüseyin Çelik, Sn. Bülent Arınç.
İşte bu eylem sürecinde bu üç isimden duyduğum en önemli söz “MESAJ ALINMIŞTIR” sözüydü. Üstelik kendi insiyatiflerini kullanarak söylenmeyecek tek söz. İşte o sözü söylemeden çözüm bulunacak en önemli yollardan biriydi. Sizi bilmem ama ben mesajı aldım.
NOT: Bu yazıyı demokratik düşüncelerimle yazdım. Kısaca birkaç güne kadar benden ses çıkmazsa bilin ki gözaltındayım :))))
Sevgilerimle
http://www.acunn.com/makale/o-soz/959
17 Haziran 2013 Pazartesi
Hülya Avşar'ın Başbakana hediye edemediği kitap!
BAŞBAKAN'A HEDİYE ETMEK İSTEDİM AMA….
Şiddetsiz iletişimin birinci bileşeni değerlendirme yapmadan gözlem yapmak, ikinci bileşeni ise hissettiklerimizi ifade etmektir. Psikanalist ROLLO MAY’in önerdiği gibi, “Olgun insan tıpkı bir senfoninin farklı bölümlerindeki gibi güçlü ve tutkulu deneyimlerden ince ve hassas olanlara kadar farklı duygu nüanslarını yakalama becerisini geliştirebilir.” Ancak çoğumuz için duygularımız May’in de belirttiği üzere bir borazanın notaları kadar sınırlıdır.
İnsanlara hakaret etmek için kullandığımız kelimeler, çoğunlukla ruh halimizi net bir şekilde ifade etmeyi sağlayan sözcük dağarcığımızdan çok daha geniştir. Ben 21 sene boyunca çeşitli ABD okullarında okudum ve bu süre içinde kimsenin bana neler hissettiğimi sorduğunu hatırlamıyorum. Açıkçası duygular önemsenmiyordu. Önemli olan itibar ve makam yetkili kişilerin tanımladığı doğru düşünme biçimi idi. Kendimizle bağlantıda olmak yerine dışa yönelik başkalarına odaklı olma yönünde eğitildik. Hep zihnimizde akıllı olmayı ve “Başkaları neyi söylememi ve yapmamı doğru bulur? diye kafa yormayı öğrendik.
Duyguları düşünceden ayıralım
Dili kullanış biçimimizin yarattığı karışıklıklardan biri de “hissediyorum” sözcüğünü kullanırken aslında hislerimizi dile getirmemekten kaynaklıyor. Bana adil davranılmadığını “hissediyorum” sözcüğünü “düşünüyorum” ile değiştirmek ifade etmek istediğimiz şeye daha uygun olur. “Hissediyorum” sözcüğünü aşağıdaki kalıplar içinde kullandığımızda gerçek duyguları netlikle ifade edemeyiz.
Nasıl olduğumuz hakkındaki hislerimiz ile düşüncelerimizi birbirinden ayıralım
Sn. Başbakanımıza götürüp hediye etmeyi son anda vazgeçtiğim kitaptan bölümleri şimdi sizlere hediye ediyorum daha doğrusu ben dahil herkese.
Kitabın adı Şiddetsiz İletişim, Marshall B.Rosenberg
“Bu kitaptaki tekniklerin, sözün tam anlamıyla dünyayı değiştireceğine inanıyorum” Jack Garnfield (Tavuk suyuna çorba kitabının yazarı)
http://www.acunn.com/makale/basbakana-hediye-etmek-istedim-ama/956
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

