iran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2013 Salı

Israel and Iran: An eternal alliance - Haaretz

Its rabid anti-Israeli rhetoric allows the ayatollahs' cruel regime to distract the masses from their real problems.


By Aner Shalev Aug. 26, 2012

Iran needs Israel. Iran needs Israel desperately. If Israel did not exist, Iran would have to invent it. Israel is the spice of life to the Iranian regime, which should be indebted to it. It is because of Israel that it has survived for so long.
Its rabid anti-Israeli rhetoric allows the ayatollahs' cruel regime to distract the masses from their real problems, from economic distress and an increasingly intolerable cost of living, from political oppression and the killing of demonstrators, from the absence of freedom and the stoning of women.
Hatred has always been a unifying force, one that strengthens regimes. There is nothing like a demonic external enemy to silence internal tensions. Choosing an enemy is far more important than choosing a friend, Nietzsche wrote. Iran has succeeded at this beyond all expectation.
Israel is helping Iran. It is threatening it. The threats of an imminent attack, which are becoming increasingly blatant, are grease to the creaking wheels of the ayatollahs' regime, a last-minute lifesaver held out by the Israeli leadership. The enlightened and democratic forces in Iran, the students, academics and members of the middle class who three years ago filled Tehran's streets clamoring for freedom and fair elections, posing a threat to the regime, would rally around it in the event of an Israeli attack.
Prime Minister Benjamin Netanyahu and Defense Minister Ehud Barak serve the interests of Iran's supreme leader, Ayatollah Ali Khamanei, and President Mahmoud Ahmadinejad. By playing the role of aggressor they aid in the demonization of Israel within Iran. Now it is easier to describe Israel as a cancerous growth in the Middle East. Even the skeptics will be convinced. Even if Israel's war threats are never realized they have already helped the Iranian regime, whose wise choice of enemy is serving it faithfully.
The Iranian people deserve a different leadership, and they will get it. The Arab Spring will burst the boundaries of the Arab world, it will come to Tehran, and when that happens Iran's nuclear program will be of no more interest to us than that of India. Israel needs Iran. Israel needs Iran desperately. If Iran did not exist, Israel would have to invent it. Iran is the spice of life to the current Israeli leadership, which should be indebted to it. It is because of Iran that it is still in power.
Hatred and scaremongering have always been effective control mechanisms, especially for right-wing governments. His rabid anti-Iran rhetoric enables Netanyahu to harp on the Holocaust and to distract the masses from their real problems, from economic distress and an increasingly intolerable cost of living, from collapsing public services and massive spending on settlers and Haredim.
Iran is helping Israel. It is threatening it. These threats are grease to the creaking wheels of the Netanyahu government, which pounces on them as on hidden treasure. The clouds of war created by Barak and Netanyahu, which have polluted our atmosphere since early last winter, have succeeded in stifling the widespread social protest that had posed a clear threat to the government.
The demands for affordable housing, social justice and properly funded and functioning public services, have melted away in the face of the coming apocalypse of missiles and the bomb. The rare flowering here of civic and feminine discourse have once again yielded to belligerent and masculine discourse. And as in Iran the clergy hold the reins: Shas party spiritual leader Rabbi Ovadia Yosef was recently briefed by national security adviser Yaakov Amidror. It remains only to find a religious ruling to justify war.
Israel deserves a different leadership, and it will get it. It's only a matter of time. In the meantime the failed leaders of Israel and Iran engage in a complex choreography that from a distance appears to be a terrifying sword fight, but which upon closer inspection turns out to be the Dance of the Seven Veils. It is an eternal alliance between obsolescent regimes who owe each other their survival.

21 Ekim 2013 Pazartesi

Treacherous Alliance: The secret dealings of Israel, Iran, and the United States


"The Iranian president is a Persian version of Hitler." --Israel Deputy Prime Minister Shimon Peres, referring to Iran President Mahmoud Ahmadimejad
"[Israel and U.S. need to establish] a broader strategic relationship with Iran." --Prime Minister Shimon Peres to President Ronald Reagan, September 1986

3 Ekim 2013 Perşembe

Ruhani Twitter'ın kurucusuna mesaj attı

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani açıklamaları ve icraatlarıyla dünyayı şaşırtmaya devam ediyor. Ruhani, Twitter'ın kurucusu Jack Dorsey'e bir tweet atarak, ülkesinde sosyal medyaya yakında özgürlük sağlayacağını söyledi.



İran'da eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın koltuğuna oturduktan sonra açıklamaları ve icraatlarıyla ülkesini uluslararası yaptırımlardan kurtarmaya çalışan İran'ın yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ses getiren bir eyleme daha imza attı.
Jack Dorsey, kurucusu olduğu Twitter'dan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'ye bir mesaj gönderdi. Dorsey, Ruhani'ye Twitter üzerinden şu soruyu yöneltti: "İyi akşamlar, Başkan, İran halkı tweetlerinizi okuyabiliyor mu?"
İran Cumhurbaşkanı Ruhani, ülkesinin en çok eleştirildiği konulardan birinde diplomasi geleneğini bir tarafa bırakarak Jack Dorsey'e Twitter üzerinden cevap verdi. Ülkesinde çok yakında sosyal medyaya özgürlük tanıyacaklarını belirten Ruhani, Dorsey'ye şu tweeti attı: "İyi akşamlar, Jack. Christiane Amanpour'a belirttiğim gibi, vatandaşlarımın en temel hakkı olan küresel bilgiye rahatlıkla ulaşmalarını sağlamak için çaba sarfediyoruz."
İran Cumhurbaşkanı Ruhani'yi cevapladıran Jack Dorsey, "Teşekkür ederim. Gerçeğe dönüştürmek için nasıl faydamız dokunacağı konusunda lütfen bizi haberdar edin."
AHMEDİNEJAD YASAKLAMIŞTI 
İran'da şu anda Twitter ve Facebook gibi sosyal medya sitelerine erişim yasak. İran eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'a karşı yapılan gösterilerde sosyal medyanın gücünü gören, İran yönetimi sosyal medyayı yasaklamıştı.
Geçtiğimiz ay ortasında İran'a Facebook ve Twitter'a kısa süreli erişim sağlanmıştı. Tahran'dan yapılan açıklamada, söz konusu sitelere kısa süreli erişimin teknik bir arızadan kaynaklandığı belirtilmişti.

Süper Güç krizle veda mı ediyor ?

Amerikan neo-conlarına yakın Avrupalı kalemler, krizin faturasını Obama’ya çıkarıp, sonunu ilan etti. Öte yandan ABD Başkanı’nın “sosyal devlet” çabalarına destek de az değil

ABD’de yaşanan “ev yapımı” ekonomik kilitlenme, İngiliz basınında ülkenin süper güç olma özeliğinin sonu olarak yorumlanırken, diğer yandan da krizin sonuçları özelikle Fransız basını tarafından Cumhuriyetçilere fatura edildi.
The Daily Telegraph gazetesinde çıkan bir analizde, Başkan Barack Obama süreci bu noktaya getirmesi nedeniyle eleştirilirken, ülkenin süper güç  olma iddiasını kaybetmekte olduğu yorumu yapıldı.
Aynı analizde Suriye krizi nedeniyle ABD’den uluslar arası kamuoyunun beklentilerine atıfta bulunuldu.
Telegraph gazetesinde yazıyı kaleme alan Savunma Editörü Con Coughlin’in daha önceki haber-yorumlarında ABD’nin şahin siyaset kanalına yakınlığı dikkat çekerken, Obama’nın “sosyal devlet” yönündeki adımlarını destekleyen Fransız basınından ise Cumhuriyetçilere yönelik eleştiriler ön plana çıktı.
Le Monde gazetesi,  Quinnipac Üniversitesi tarafından yapılan bir anketi yayınlayarak, Amerikalıların yüzde 77’sinin Cumhuriyetçilerin sağlık reformuyla ilgili koşullar getirmesine karşı çıktıklarını yazdı.
Cumhuriyetçilerin, ABD hükümetini felç edecek şekilde sağlık reformuna yönelik tepkisini ve  bu stratejisini anket verileriyle sorgulayan Le Monde, aynı ankette Kongre’deki Cumhuriyetçilere güvenin yüzde 17 seviyesine düştüğünü yazdı.
Fransa’nın eski cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, ABD Başkanı Barack Obama ile meşhur polemiklerinin birinde, “ABD’deki sağlık reformu tartışmalarını anlamadığını ve Fransa’nın bu konuyu 50 yıl önce çözdüğünü” söylemişti.
Öte yandan, Güney Kore’ye ziyarette bulunan ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, Amerikan hükümet ofislerinin kapanmasına yol açan kriz nedeniyle ABD’nin müttefikleri nezdindeki kredibilitesinin hasar gördüğünü söyledi.
“Müttefiklerimiz ABD’ye güvenip güvenemeyeceklerini sorabilirler,” diyen Hagel, hükümet birimlerindeki kapanma süreci nedeniyle Pentagon’un dünya çapındaki operasyonlarının ve askeri planlamasının da etkileneceğini kaydetti.
Zamanlama tesadüf mü?


Öte yandan, 17 yıl aradan sonra ABD devlet mekanizmasının Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasında bir pinpon maçı formatındaki karşılıklı jestlerle tıkanmasının zamanlaması da dikkat çekici bulundu. 35 yıl aradan sonra Tahran ile Washington arasında yakınlaşma rüzgarları eserken ve ABD ekonomisinde büyük etkisi olan Yahudi sermayesinin anavatanı İsrail, bu sürece tüm gücüyle karşı çıkarken, bu tıkanmanın yaşanması manidar olarak nitelendi. 

22 Ağustos 2013 Perşembe

İran’a ambargo faksla deliniyor! - Sefer Levent


Biliyorsunuz İran’a ABD’nin uyguladığı ekonomik ambargo var.

Buna Türkiye de dahil birçok ülke destek veriyor. ABD’nin belirlediği ürünler ve koşullar hariç bu ülkeye mal satışı ve alışı yasak. İzin verilen ürünlerin satılması veya alınması da belirli bir izin aşamasından geçiyor. Buna uymayan şirketler ya da şahıslar tespit edildiğinde ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalıyorlar. ABD’nin geniş bilgi alma ağı sayesinde ambargo duvarını aşarak ticaret yapmak neredeyse imkansız.
Hele para transferi mümkün değil. Dünyada bankalar arasında fon transferi SWIFT adı verilen online bir uygulama ile sağlanıyor. Dünyanın önde gelen banka ve finansal kuruluşları arasındaki para transferine aracılık eden SWIFT, 200 ülkedeki 7200 kuruma hizmet veriyor. Aralarında Türk bankalarının da bulunduğu bu kurumların hepsinin birer SWIFT kodu var. SWIFT Belçikalı bir şirket. Ancak veri bankasının ABD topraklarında olması nedeniyle 2001’deki terör saldırılarının ardından Washington’un bilgi paylaşımı konusunda bu şirketi ikna ettiği biliniyor.
Kısacası İran’a para transferi sıkı takip altında.
Ancak, Türkiye’de SWIFT engeli aşılıyor ve İran’la Türkiye arasındaki para köprüsünün çalışmasını sağlıyor. Peki ama nasıl?
Yer İstanbul. Bankacılık açısından hareketli bir semt. Bir yatırım bankasının şubesinin giriş katı. Genç müşteri temsilcisi “Hoş geldiniz, buyurun” dedikten hemen sonra müşteri olarak bankaya gelen Türk hemen soruyor:
“İran’a bir mal satışı gerçekleştirdim. Faturası elimde. Para tahsil etmem gerekiyor. Sizin yapabileceğinizi söylediler, mümkün mü?Genç bankacı, mümkün olduğu söylüyor ve ekliyor:
“Belirli bir komisyon (yüzde 4+5) karşılığında bunu yapabiliyoruz. İsterseniz İran’a para da gönderebilirsiniz.” Müşterinin ‘ambargo’ hatırlatması yapması sonrasında ise sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Karşı tarafta muhatap bir banka var. Sizin göndereceğiniz paranın tutarını, ne karşılığında gideceğini, kime gideceğini bu bankaya faksla bildiriyoruz. Onlar da ödemeyi sizin istediğiniz kişiye anında yapıyorlar.Size para gönderilmesi durumunda İran’daki banka bize aynı şekilde faksla bildirimde bulunuyor. Merak etmeyin, konu gizli kalıyor.”Karşı taraftaki İran bankası ile anlaşma yapılmış. Aslında arada fiili bir para transferi yok. Sistem çift yönlü çalışıyor. İki banka arasındaki alacak verecek muhtemelen ABD’nin ambargosunu uygulamayan bir üçüncü ülkede hallediliyor. Yani belirli dönemlerde iki banka arasında kalan bakiyeler bu üçüncü ülke üzerinden Türkiye ya da İran’a aktarılıyor. Ya da arada para değil bir tür mal alışverişi gerçekleşiyor.
Bir yıl önceye kadar isteyene para miktarı konusunda sınırlama olmaksızın uygulanan bu yöntem ambargonun sıkılaştırılması ile şimdi belli ki daha dikkatli yapılıyor. Yani artık herkese uygulanmıyor.
Olayın Merkez Bankası, BDDK boyutu nasıl? Gelen, giden paralar bilgisayara yani bankacılık sistemine giriyor mu, yoksa faksta mı kalıyor?
Bunları bilmiyoruz. Bildiğimiz, İran’a ambargo faksla deliniyor...

19 Ağustos 2013 Pazartesi

CIA, 1953 İran darbesini organize ettiğini kabul etti! - Aydoğan Vatandaş




2 Ağustos 2013 Cuma

Kendi sözleriyle Ahmedinejad


2005: Yahudi soykırımı 'masalı'

2005'te Zanedan'daki bir konuşmasında Ahmedinejad, ''Yahudilerin katledilmesi olarak tanımladıkları bir efsane yarattılar. Bunu Allah'ın, dinin ve peygamberlerin de üzerinde bir ilke olarak görüyorlar'' dedi. İran lideri, Yahudi soykırımını sıklıkla 'uydurulmuş bir mit' olarak nitelemeye devam etti.



2006: Silin onları

''İsrail'in evrenden yok olması gerekir.''
2006'daki bir açıklamasında Ahmedinejad, İsrail'in varlığının sona ermesi gerektiğini söyledi. Bu açıklamaları ne ilkti ne de son.


2007: Eşcinsellere hayır

''Bizde İran'da eşcinsel yok.''
Ahmedinejad'ın, 2007'de New York'ta Columbia Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada sadece söyledikleri değil, konuşmaya davet edilmesi de tepki çekti. Konferans büyük ilgi gördü, ancak çok sayıda Amerikalı da, aslında Ahmedijad'ın davet edilmesinin yanlış olduğunu savundu.


2008: 'Kağıt parçası'

“Şu ana kadar kaç yaptırım kararı aldınız?Üç, dört, yüz yeni yaptırım kararı alsanız da İran ulusuna zarar veremeyeceksiniz."
Ahmedinejad ABD, AB ve BM yaptırımlarını dikkate almadığını bir televizyon mülakatında bu sözlerle anlatıyordu.


2009: Kir ve toz

"Bir parça toz ve kir İran halkının oluşturduğu coşku seline karşı hiçbir şey yapamaz."
Ahmedinejad ülkede yoğun protestolara neden olan 2009'daki seçimlerden iki gün sonra Tahran'da bir mitingde yaptığı konuşmada muhalefeti ''kir ve toz'' olarak niteledi.


2010: Hür ülke

"İran dünyanın en özgür ülkesidir''
Ahmedinejad Alman televizyon kanalı RTL'e verdiği mülakatta ülkedeki özgürlükler konusunda çok iddialıydı.


2011: Kuraklık

"Düşman bize savaş açtı. Yağmur bulutlarının İran'a ulaşmasını engelliyorlar. Ama biz başarılı olacağız"
Ahmedinejad, ülkesinin karşı karşıya kaldığı en şiddetli sıcak hava dalgasını ''Batı'nın sabotajı'' olarak yorumladı.


2012: En yetkili makam

''Cumhurbaşkanı, icranın başındaki en yetkili isim. Anayasanın bekçisi olarak Cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin zedelenmesine karşı çıkacağınızdan eminim.'' Ahmedinejad, 2012'de, üst düzey yetkililere aralarındaki kavgaya son vermeleri çağrısı yapan ruhani lideri Ayetullah Hamaney'e daha önce benzeri görülmemiş bir meydan okumayla yanıt vermişti.



2013: Şehit

"Chavez, gerçekten, Venezuela halkına hizmet eden devrimi ve insani değerleri savunan bir şehittir.''
Venezuela lideri Hugo Chavez'in ölümünün matemini tutarken bu görüşleri dile getiren Ahmedinejad, ayrıca ''Chavez'in İsa peygamber ve Mehdi'yle ('kusursuz insan' ifadesiyle andığı, Şii İslam'ın kutsal sembollerinden, son İmam'la) barışçı, mutlu ve eşit bir toplum kurmak için geri dönecekleri konusunda tereddütü'' olmadığını da söyledi.